Sanal nefret ya da dijital temenniler

Her dönemin getirdiği bazı zorunluluklar olmuştur. Yani günün mecburiyetleri söz konusudur (ilcaat-ı zaman). Onu yok saymak, dikkate almamak toplumsal yaşamda imkânsız gibi.  Çağımız, bilgi teknolojileri  ve bilişim dünyasının baş döndürücü hızıyla cedelleşmekte.  Analog sistemden dijital sistemlere, ikili sistemden onlu sisteme, sekizli’den (oktal),  onaltılı (hexedecimal) sisteme kadar. Menü çoktan seçmeli. Durdurabilene aşk olsun. Dijital elektronik dünyası mütemadiyen bilişimi fişeklemeye devam ediyor.  “Bununla yetinelim artık” diyeni gören var mı?. Daha ötesi, daha ötesine erişmek çabasında. Yetişebilmek ne mümkün.  Çünkü tüketim toplumunun yeni ürünlerle aklını çelmek de ayrı bir inovatif pazarlama stratejisi. Bununla ilgili yığınla akademik çalışmalar yapılmakta.

 

Mesele; bilişim ekonomisinin dünya pazarından ne kopardığı  ya da, kaynaklarını takasa sayıp “dijital açlık”la saldıran ülkelerden neleri söküp aldığından söz etmek değil. O bir doğal dengedir elbette. Talep olunca arz etmek. Kimse kimseye silah zoruyla ürün satmıyor (istisnaları geçelim). Üretmiyorsanız buna mecbursunuz.  Asıl mesele dijital dünyanın toplumsal davranışa olan etkisi. İnsanlar her şeyden önce bireysel hale getirildi. İki ayrı dünya var; sizin dünyanız ve avuç içi dünyası.  Sanal dünyaya bu minik LCD penceresinden atlıyorsunuz.  Artık duygular da, öfke paylaşımı da,  ikonlara, küçük sembollere emanet. Yani her şey bir minik simge kadar.  Sevinciniz de, mutluluğunuz da. Ya da  acınız, eleminiz, kederiniz, nefretiniz.  Her ne kadar Seyyid Nesîmi, “Mende sığar iki cihân men bu cihâna sığmazam” dese de, bir ikona sığmak-sığınmak zorundasınız.  Bu esrarlı dünyayı kim/ler organize ve dizayn ediyorsa, kuralları  koyma hakkına da sahip olmalıdır. Burada sıkıntı yok.

 

Asıl mesele, duygu yüklü bir milletiz.  Duygusallıkta tavan yapan,  gelenekleri  ve kültürünü manevi değerleriyle ören bir toplumuz. Dualarımız, temenni ve niyâzımız var. Millî duygularla yoğrulduk. Vatanseverliğin de, şehitliğin de kutsal olduğunu biliriz. Kişiliğimizi oluşturan bu unsurlarla bütünleştik. İman akidesinin,“Dil ile ikrar, kalben tasdik” olduğunu da biliriz. İşte böyle bir duygu selinin tırnak ucu kadar simgelerin içine sığması düşündürücü.

Sanal ortamda bir dua düşünün: “Tıkla ve dua et!. Tıkla şehide fatiha oku!. Tıkla, ölmüşlerine yasin oku. Tıkla (hızlandırılmış) hatim insin…”. Bu iş nereye gidiyor, anlayan var mı?. Gerçek alemdeki “üfürükçü-tükürükçü”lüğün kes-yapıştır modu mu?. Ya da malûm balonlu dua, “balona tıklayın içinden kırk yasini şerif adınıza okunsun,(ama önce ödeme kutucuğu tıklayın)” gibi.   Ya da, “biz toplu nefret ediyoruz, tıkla sen de nasiplen!. Tıkla, ehl-i küfrü zir-ü zeber et!. Tıkla Yahudi lobileri havaya uçuralım. Tıkla koronaya ‘hadi yallah başka kapıya’ diyelim” gibi saçma ve abuk temenniler bir şeyleri hatırlatmadı mı. Söyleyelim, piyasası olan bir sanal duygu sömürüsü. Gerçek hayattaki ruhban sınıfının aynısı. Bir nevi “dijital ruhban”. Kutsal değerlerin böyle harcanması bir tehlikedir.

Diğer bir durum da konuşma yeteneğinin körelmesidir. Sessiz görürsünüz ama aslında o, “yüksek oktavlı” haykırmalar yapmaktadır. İlginç değil mi?. Klavyeden, hain teröristlere “hepinizi yok edeceğiz ulan! diye haykırarak yüzlerce beğeni ile onları mahvetmek” biraz komik değil mi?. İşte dijital devrim, hissiyatı zirvede olan toplumları, önce sembol ve şekil içine koyup, sonra da şekil verip “ayar çekmesi”dir.

Sonuçta; dijital alem, toplumun her kesimine, her bireye çok hızla ulaşan önlenemez bir küresel akım. Getirdikleri elbette çok, ‘izahtan vareste’. Ancak dönüşümü çok keskin. Değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu bilmekte fayda var. Gerçekçi olmak gerekir.  Kaf dağının arkasında hayâl kurmak biraz lüks değil mi?  (3 Nisan,2020)

Doç. Tekin Yeken

Related Posts

Gergerlioğlu, “Emekliye, esnafa sefalet; patronlara milyon dolarlık muafiyet!”

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada iktidarın ekonomi, çalışma hayatı, adalet ve insan hakları politikalarını sert bir dille eleştirdi. Meclise sunulan yeni yasa tekliflerini…

FUTBOLUN EN BÜYÜK MAÇI SAHADA DEĞİL, FIFA’DA OYNANIYOR. FIFA’NIN GERÇEK SAHİBİ KİM? FIFA’DA DEMOKRASİ VAR MI? INFANTINO’NUN KARŞISINA NEDEN CİDDİ BİR ADAY ÇIKMIYOR?

FUTBOLUN EN BÜYÜK MAÇI SAHADA DEĞİL, FIFA’DA OYNANIYOR. FIFA’NIN GERÇEK SAHİBİ KİM? FIFA’DA DEMOKRASİ VAR MI? INFANTINO’NUN KARŞISINA NEDEN CİDDİ BİR ADAY ÇIKMIYOR? Bu yazı, yarım asrı aşan gazetecilik yaşamım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You Missed

Gergerlioğlu, “Emekliye, esnafa sefalet; patronlara milyon dolarlık muafiyet!”

  • By admin
  • Temmuz 27, 2026
  • 12 views
Gergerlioğlu, “Emekliye, esnafa sefalet; patronlara milyon dolarlık muafiyet!”

FUTBOLUN EN BÜYÜK MAÇI SAHADA DEĞİL, FIFA’DA OYNANIYOR. FIFA’NIN GERÇEK SAHİBİ KİM? FIFA’DA DEMOKRASİ VAR MI? INFANTINO’NUN KARŞISINA NEDEN CİDDİ BİR ADAY ÇIKMIYOR?

  • By admin
  • Temmuz 27, 2026
  • 5 views
FUTBOLUN EN BÜYÜK MAÇI SAHADA DEĞİL, FIFA’DA OYNANIYOR. FIFA’NIN GERÇEK SAHİBİ KİM? FIFA’DA DEMOKRASİ VAR MI? INFANTINO’NUN KARŞISINA NEDEN CİDDİ BİR ADAY ÇIKMIYOR?

TESK’İN YENİ HİZMET PROJESİ TANITILDI DEV PROJE HEYECANLANDIRDI

  • By admin
  • Temmuz 20, 2026
  • 4 views

Türk Medyası Başarılı Bir Sınav Verdi

  • By admin
  • Temmuz 17, 2026
  • 3 views
Türk Medyası Başarılı Bir Sınav Verdi

HOLLANDA SOLUNUN İKİ BÜYÜK ÇINARI İŞÇİ PARTİSİ VE YEŞİL SOL TARİHE KARIŞIYOR

  • By admin
  • Temmuz 17, 2026
  • 4 views
HOLLANDA SOLUNUN İKİ BÜYÜK ÇINARI İŞÇİ PARTİSİ VE YEŞİL SOL TARİHE KARIŞIYOR

Gergerlioğlu, “Kartepe’ye devlet hastanesi ne zaman yapılacak?”

  • By admin
  • Temmuz 17, 2026
  • 6 views
Gergerlioğlu, “Kartepe’ye devlet hastanesi ne zaman yapılacak?”