Eskiyen Bayramlar…

     

Eskiyen Bayramlar…

 

İnsanların mutlu koşuşturmaları arasında, hüzünlü bir şekilde ellindeki selpakları satamamanın mutsuzluğunu yaşıyordu. Ailelerinin yanında bir dükkandan diğer dükkana girerek ve her girdiği dükkandan bir poşet fazlayla çıkan çocuklara imrenerek bakıyordu. Eksik yanı geldi aklına bir anda. Satamadığı selpaklar umurunda değildi artık. İki yıl önce kansere yakalandığı ve ekonomik durumları iyi olmadığından dolayı tedavi göremeyen, gözleri önünde günden güne eriyerek acılar içinde ölen babası geldi aklına. Çöktü hemen dibinde bulunan kaldırama. Az önce her girdiği dükkandan ellerinde bir poşet fazlayla çıkan o çocuğa duyduğu özentinin bir önemi yoktu. Babasına duyduğu özlem, henüz 10 yaşındaki çocuğun bayram kıyafetine duyacağı sevincin önüne geçemezdi. Keşke keşke babam yanımızda olsaydı, o zaman yeni ve süslü kıyafetlerin ne önemi olurdu ki. O bizi sarıp sarmalar, bana gösterdiği sevgiyle sevinir, başımı okşayarak boğduğu öpücüklerle mutluluğun daha fazlasını yaşatırdı “ diye mırıldanmaya başladı. Fakirdi ama büyük bir yüreği vardı, bizi sevgisi doyuruyor, gösterdiği şefkat ise ısıtmaya yetiyordu dedi. Bir zamanlar babasının tutuğu ellerine gitti, akan yaşlarla ıslanan gözleri. Eline sıkıştırdığı selpakları gördü ve oturduğu yerden bir anda kalktı. Yaklaşık 9 saattir geziyor ve buna rağmen yeteri kadar selpak satamamıştı. Büyük adımların arasına doğru yürümeye başladı yine. Buruk ve titreyen sesiyle “ amca, teyze selpak alırmısın? “ diyerek elindeki selpakları satmaya çalışıyordu. Eve giderken eksik olan okul defterlerini alacağına dair kardeşine söz vermişti. Daha fazla selpak satması gerekiyordu. Ancak hava kararmaya başlamıştı. Talaşlı atılan büyük adımlara sesini duyurabilmek için, sesini biraz daha yükseltti. Kardeşine sözünü tutamayacağı için hepten duygu seline kapıldı ve sesi artık daha bir ağlamaklı çıkıyordu. Ertesi gün bayramdı ancak her iki çocuğun tek derdi okul defterleri ve babasının ölümünden sonra felç geçirerek yatağa mahküm olan anneleriydi. Sıcak bir el hissetti başında. Kafasını kaldırdı, uzunca boylu orta yaşlarda bir adam… Amca selpak alırmısın dedi, çocuk. Selpakçı çocuğu oturduğu yerden beri takip ediyordu adam. Kaç para bakim bir selpak? Mutlu bir ses tonuyla 1 TL dedi çocuk. Peki kaç tane selpakın varsa hepsini alıyorum dedi, adam. Tebessüm ve sevinçle hepsini, gerçekten hepsini mi alacaksınız dedi. Evet say bakalım poşetin içindeki selpakları da tamamı kaç taneymiş dedi. Hemen poşeti yere koydu ve minik elleriyle saymaya başladı. 102, tam 102 tane selpak var amca dedi, kafasını kaldırıp. Peki diyerek cebinden parayı çıkardı ve çocuğa parayı uzattı. Peki ama siz bu kadar selpak’ı ne yapacaksınız diye sordu adama küçük çocuk. İlk oturduğun kaldırımdan beri seni takip ediyorum. Bir ara gözlerinin yaşardığını gördüm ellerindeki selpaklara bakarak. Çocukluğum geldi aklıma. Bende selpak satıyordum. Neden seninde mi baban ölmüştü,sen küçükken ? diye sordu çocuk. Evet dedi adam. Annemde babamda ben çok küçükken geçirdikleri trafik kazasında ölmüşler. Beni de akrabalarım istemediği için yurda vermişler. Yediğim dayaklardan vücudumda morarmadık yer kalmamıştı. Bende yurttan kaçtım ve selpak satarak geçimimi sağladım. Yazları pazarlarda limonata soğuk su satıyordum. Sonra bir amca geldi beni elimden tuttu ve okula yazdırdı. Hem okuyor hemde çalışıp geçimimi sağlıyordum diyerek devam etti adam. Ben okulu bırakmak zorunda kaldım. Ama kardeşim okula gidiyor. Sizin aldığınız selpakların parasıyla da kardeşimin okul defterlerini alacağım. O okuyup doktor olacak ve yatalak annemi iyileştirecek dedi, çocuk. Adam duygulanmıştı. Benim karnım aç, seninde açtır bana yemekte eşlik edermisin. Bak hem satacağın selpakta kalmadı dedi adam. Çocuk utangaçlıkla tamam dedi. Yenilen yemek eşliğinde çocuk ve adam iyice kaynaşmıştı. Çocuk bir an camdan dışarı baktı ve havanın hepten karardığını gördü. Telaşla yerinden kalkarak geç oldu, kardeşim ona alacağım defterleri bekliyordur hem annemde merak etmiştir. Daha gidince onlara yemek yapıp sonrasında kardeşimin giyeceği kıyafetleri hazırlayacağım. Yarın bayram namazına gelecek benimle. Camiden sonrada mezarlığa gideceğiz. Lütfen bana müsaade edin dedi çocuk. Nerede oturduğunu sordu çocuğa adam. Bulundukları yere arabaya bile yarım saate gidiliyordu. Adam seni ben bırakabilirimiyim diye sordu çocuğa. Bilmem ki daha defter alacam kardeşime, sizin işiniz vardır şimdi. İşlerimi bitirdim ve seni evine götürmek istiyorum. Hem artık biz arkadaş sayılırız, belki zaman zaman ziyaretine gelirim diyerek birlikte çıktılar oturdukları lokantadan. Önce kardeşine söz verdiği defterleri aldılar sonra evin yolunu tarif etmeye başladı çocuk. Adama eve girene kadar teşekkür etti küçük çocuk. Eve girdiğinde yüzü gülüyordu çocuğun. Kardeşi ve annesi onu uzun süredir ilk defa böyle mutlu görüyorlardı. Yaşadıklarını anlatırken çalınan kapı sözünü kesti. Açılan kapının arında yerde duran poşetler. Sağa sola baktı çocuk. Yırtık ayakkabılarını giydi ve sokağın köşesine kadar yürüdü. Kimse yoktu… Poşetleri aldı ve içeri girdi. Kendine kardeşine hatta annesine bile için alınmış kıyafet ve ayakkabılar vardı poşetin içinde. Şaşkın ama mutluydular. Kardeşi poşetin içinden not yazılmış bir kağıt çıkardı.

“ Ben sende kendimi gördüm küçük ama büyük yürekli çocuk. Küçükken duyduğum ve bu gün var olduklarımdan dolayı unuttuğum mutluluklarımı hatırlattın. Ayakkabının içinde hem senin hem kardeşinin eğitimine yetecek miktarda para var. Sende eğitimine devam et… Bu bayram sizin bayramınız olsun çocuk. Bayramınız mübarek olsun….

 

Bayramlardan hep “ ah eski bayramlar nerde “ diye bahsediyoruz. Eskiyen ve bayram heyecanı değil, sahip odlularımız arasında kaybettiğimiz değerlerimiz.

Bayramınızın çocuk coşkusuyla geçmesi dileğiyle BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

  • admin

    Ünel Medya

    Related Posts

    TESK’İN YENİ HİZMET PROJESİ TANITILDI DEV PROJE HEYECANLANDIRDI

    ANKARA- Türkiye Esnaf ve Sanatkarları (TESK) devlet kurumlarının yeni adresi olan Eskişehir yolu bölgesine taşınıyor.   Selçuklu mimarisiyle yapılacak, ahilik kültüründen izler taşıyacak yeni TESK yerleşkesiyle ile ilgili TESK Genel Merkezinde…

    Gergerlioğlu, 15 Temmuz’un ve Roboski Katliamının kara kutusu Hulusi Akar’dır; hakkında skandal iddialar var!

    DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü öncesinde önemli açıklamalarda bulundu. 15 Temmuz’a dair resmi anlatıların arkasındaki karanlık noktaları, mahkeme tutanaklarını…

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    You Missed

    Gergerlioğlu, “Emekliye, esnafa sefalet; patronlara milyon dolarlık muafiyet!”

    • By admin
    • Temmuz 27, 2026
    • 12 views
    Gergerlioğlu, “Emekliye, esnafa sefalet; patronlara milyon dolarlık muafiyet!”

    FUTBOLUN EN BÜYÜK MAÇI SAHADA DEĞİL, FIFA’DA OYNANIYOR. FIFA’NIN GERÇEK SAHİBİ KİM? FIFA’DA DEMOKRASİ VAR MI? INFANTINO’NUN KARŞISINA NEDEN CİDDİ BİR ADAY ÇIKMIYOR?

    • By admin
    • Temmuz 27, 2026
    • 5 views
    FUTBOLUN EN BÜYÜK MAÇI SAHADA DEĞİL, FIFA’DA OYNANIYOR. FIFA’NIN GERÇEK SAHİBİ KİM? FIFA’DA DEMOKRASİ VAR MI? INFANTINO’NUN KARŞISINA NEDEN CİDDİ BİR ADAY ÇIKMIYOR?

    TESK’İN YENİ HİZMET PROJESİ TANITILDI DEV PROJE HEYECANLANDIRDI

    • By admin
    • Temmuz 20, 2026
    • 5 views

    Türk Medyası Başarılı Bir Sınav Verdi

    • By admin
    • Temmuz 17, 2026
    • 3 views
    Türk Medyası Başarılı Bir Sınav Verdi

    HOLLANDA SOLUNUN İKİ BÜYÜK ÇINARI İŞÇİ PARTİSİ VE YEŞİL SOL TARİHE KARIŞIYOR

    • By admin
    • Temmuz 17, 2026
    • 5 views
    HOLLANDA SOLUNUN İKİ BÜYÜK ÇINARI İŞÇİ PARTİSİ VE YEŞİL SOL TARİHE KARIŞIYOR

    Gergerlioğlu, “Kartepe’ye devlet hastanesi ne zaman yapılacak?”

    • By admin
    • Temmuz 17, 2026
    • 6 views
    Gergerlioğlu, “Kartepe’ye devlet hastanesi ne zaman yapılacak?”