ŞANLI TARİHİMİZ VE TARHANA
24 yıl Trabzon Sancak Beyliği (Valilik) yapan Şehzade Yavuz tahta geçince Anadolu’da birliği kurmak ve İslâm Dünyası’ndaki fitne ateşini söndürmek için çalışmalarına hız verir. Şehzade iken ön hazırlıklarını yaptığı İran’daki Şii Safevi Devleti’ne yönelir. Ve 1514’de, 5 aylık yoldan gelen yorgun Osmanlı Ordusu, 8-10 günlük mesafeden gelen ve kendisi Azeri, Ordusu Türk ağırlıklı olan Şah İsmail Ordusu’nu Van-Çaldıran Ovası’nda perişan eder. Savaştan sağ kurtulan Şah İsmail ile ittifak yapan (Suriye-Filistin-Mısır bölgesindeki) Memlüklüler’e de Divan’da sefer düzenleme kararı alınır. (1517)
Şair, satranç ve savaş dahisi olan Yavuz Sultan Selim önce Mercidabık Zaferi ile Memlüklülere ilk mağlubiyeti tattırır. Lakin kesin sonuç için Mısır ele geçirilmeli ve bunun içinde gündüz 40-50 derecelik kum fırtınalarının ve gece -20 derece kadar düşen ayazların yaşandığı Sina Çölü aşılmalıdır ve iş çok meşakkâtlidir. Bu nedenle de, Edirne’de iken bir ulağını en güvendiği ve cesur komutan Beyşehir Sancak Beyi Karlıoğlu Sinan Bey’e göndermiştir. Padişah, çöl şartlarına dayanacak bir yiyecek yapılması için araştırma yapılmasını ister. Saray mutfağı uzmanları ise peksimeti bulurlar. Beyşehir’de ise, Karlıoğlu Sinan Bey, İçerişehir Mahallesi’ne (Şimdiki tarihi Eşrefoğlu Cami çevresinde) kazanlar kurdurur. Doyurucu ve besin değeri yüksek yoğurt, ayran yapılır ve yağ, bulgurla kazanlarda kaynatılır. Sonuçta yöremize özgü Beyşehir Tarhana’sı ortaya çıkar.
Beyşehir suvari alayı, Sancak Beyi Karlıoğlu Sinan Bey emrinde bu savaşa katılır. Cengiz, Timur ve Napolyon’un geçemediği 400 km.lik Sina Çöl’ü 13 günde aşılır (9-22 Ocak 1517). Bu zor geçişte, dualara yağmurla karşılık verir Yaradan. Tarihte M.Ö. 525’de İran Şahı Kambiz ve M.Ö. 332’de Makedonya Kralı İskender sonrası “Yavuz” bu çölü geçen 3. Komutandır. Sefer sonucunda Halifelik Osmanlı’ya geçer. İpek ve Baharat yolu ve Akdeniz ele geçirilir. Günümüzde hâlâ tam olarak tesis edilemeyen İslam Birliği, Çaldıran ve Mısır Seferleri ile gerçekleşmiş olur. Mukaddes emanetler Topkapı Sarayına taşınarak 24 saat Kuranı Kerim okunmaya başlanır. Ömrü kısa, gölgesi uzun olan, “Hicaz’ın hizmetkârıyım” diyen Yavuz Sultan Selim zamanında topraklarımız iki katına, 6.5 milyon km.kareye ulaşır.
Dönelim çölün aşılması konumuza. İşte bu çölün geçişinde İstanbul’da yapılan “peksimet” bir ay içerisinde bozulur. Fakat sefer süresinde Beyşehir’in Tarhanası bozulmaz ve cenklerde askerlere can olur, kan olur.
Çöl geçilirken ise, padişah bazen atın üstünde, bazende yürüyerek gider. Sağ kolu olan Karlıoğlu Sinan Bey sorar; “Padişahım bazen atın üstünde, bazen de yürüyorsunuz. Bir tedirginlik mi var? Siz attan inince askerde yürüyor. Bunun sebebi nedir?” diye sorar. Padişah cevaben; “Görmüyor musunuz? önde Peygamber Efendimiz (S.A.V) yürüyor. Ben nasıl atın üstünde giderim” der!
Bu savaşta Karlıoğlu Sinan Bey ve Beyşehir Suvari Alayı çok büyük kahramanlıklar gösterirler. Lakin savaş meydanında Karlıoğlu Sinan Bey ve Beyşehir Suvari Birliği’nin tamamı şehit olur. Kimi tarihçilere göre ise, Sinan Bey padişah Yavuz’u korumak için O’nun kılığına girerek şehit olur. Padişah, bu kahraman askere ve birliğinin şehit oluşuna çok üzülür. Ve ilk kez, bir padişah bir askerin cenaze namazını bizzat kıldırmıştır. Bu da Beyşehir Sancak Bey’i Karlıoğlu Sinan Bey’dir.
O günden bugüne bu efsane dillerde dolanır. Bizim tarhana gurbet yollarına azık olarak katılır. Küp içinde 2 yıl bozulmadan saklanabilir. Tarhana, cefakâr Anadolu insanına tam 500 yıldır can ve kan vermektedir. 2015 yılında başvurusu yapılan Beyşehir Tarhanası ve Erişte’sinin AB nezdindeki tescil sonucunun (Antap Baklavası gibi) hızla tamamlanmasını bekliyoruz. Ayrıca, hâlâ doğalgaz getirilemeyen, 90 km.lik Konya yolu 10 yıldır bitirilemeyen Beyşehir’in ve benzer sorunları olan tüm il ve ilçelerimizin çevre-göl-körfez kirliliği, trafik sorunları ve halkıyla bütünleşememe dertlerinin çözülmesini de başkanlardan bekliyoruz. Yorulanlar ve halkının gerisinde kalanlar da, ilk seçimlerde “medeni şekilde” nöbetini daha enerjik kişilere devretmelidir…
Selam ve saygılarımla…
Tebrik ediyorum eline yüreğine sağlık