Trending News:Gergerlioğlu, “Patlayan Ak Parti foseptik çukurudur!”GERGERLİOĞLU, SPK YETKİLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU: “İKTİDAR HER ŞEYİ ÖRTBAS EDİYOR”“BATILI ASKERLERİN BİLGİLERİ RUSLARA MI AKTARILDI?” BAŞLIKLI HABERİMİZE BULGARİSTAN’DAN RESMÎ YANIT VE DAVET GELDİTÜRK ADI TAŞIYOR DİYE, HER BAŞARIYI BİZİM Mİ SAYACAĞIZ?TESK’TE YENİ DÖNEMİN YOL HARİTASI BELİRLENDİGergerlioğlu, “Bağımsız habercilik yapan T24 haksız yere kapatılıyor ama milyarları götüren Fatma Betül Sayan Kaya’ya kimse dokunmuyor!”Valilik Safiport’ta sorun yok dedi; Gergerlioğlu Bakan Kurum’a 19 soru yönelterek konuyu meclis gündemine taşıdı!Görünen Temizlik Gerçek Hijyen Anlamına GelmiyorİZMİT’TEN NEW YORK’UN DEV EKRANLARINA UZANAN DİJİTAL SANAT YOLCULUĞUCORENDON’DAN YENİ VE İDDİALI BİR ADIM: YEŞİM CANDAN, AMSTERDAM’DAKİ İLK ‘TRAVEL BOUTIQUE’İN BAŞINA GEÇTİANADOLU ROCK MÜZİĞİNİ 50 YILDIR HOLLANDA’DA İCRA EDEN HÜSNÜ UYSAL, FEYENOORD’UN 200’ÜNCÜ YIL SAHNESİNDEYDİÇİFTÇİLER BİRLİK KAĞITÇILIK A.Ş.’YE KAYYIM ATANDI!DİRİSİ “CANAVAR” İDİ, ÖLÜSÜ İSE ORTALIĞI KARIŞTIRDI. LAHEY’DE MLADİĆ SEMPATİZANLARI İLE İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI ÇARPIŞTIBİR FUTBOLCUDAN DAHA FAZLASI: ORKUN KÖKÇÜ, SAHADAKİ LİDERLİĞİNİ İNSANLIĞIYLA TAÇLANDIRDILÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Üstün EZER; Yıllardır Bağışları İle LÖSEV’i Destekleyen Hayırsever Türk Halkımıza ve İyileşen Kahraman Lösemili ÇocuklarımızaBaşkan Alemdar tarihi gelişmeyi paylaştı: “İmzalar atıldı, Adapazarı-Serdivan Tramvay Hattı projesi başlıyor”Merkez Bankası 2026’nın 3. Enflasyon Raporu’nu Açıkladı: Küresel Risk hislerine Karşı Sıkı Duruş ve Dezenflasyon Kararlılığı SürüyorMerkez Bankasından Türk Lirası Likidite Yönetimine İlişkin Basın DuyurusuFaruk Çelik’e TÜED Uludağ’dan TeşekkürArhavi’de Festival Finaline Öykü Gürman ve Semicenk Damga VurduHOLLANDA’DA DÜNYADA EŞİNE AZ RASTLANAN BİR SİYASİ OLUŞUM VARTÜRKOĞLU’NDAN 2026 EĞİTİM GENELGESİNE SERT TEPKİ: OKULLAR, İKTİDAR SİYASETİNİN KÜRSÜSÜ DEĞİLDİR!TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRATİKLEŞME GELİŞMESİNİ DÜNYA NASIL OKUYOR?Gergerlioğlu, “Gebze’deki Kocagöl Deresi sanayi tesisleri yüzünden kirlilik alarmı veriyor!”Yusuf Alemdar acının yıldönümünde Tığcılar için tarihi açıkladı: “Tığcılar’da ilk adımı atmış olacağızA101’in CARREFOURSA’yı devralması işlemine koşullu olarak izin verildi LAHEY MAHKEMESİNİN ÖNCEKİ GÜNKÜ DURUŞMASINDA CEMİL ÖNAL CİNAYETİNDE BAZI BİLİNMEZLER ORTAYA SERİLDİGergerlioğlu, “Derince Eğitim Araştırma Hastanesi’nin durumu içler acısı!”DERYA UĞUR: GENÇLİĞİMİZ GELECEĞİMİZLÖSEV’DEN KOCAELİ’DE BÜYÜK AİLE PİKNİĞİTFF’NİN ZAM KARARINA TÜRKİYE AYAKLANDI, KOCAELİ SESSİZ! AMATÖR FUTBOLA KİM SAHİP ÇIKACAK?Gergerlioğlu, Darıca’da okul önündeki skandalı gösterdi; “Her yer alkol şişesi!”Togu Balık Kazılarından Türk Tarım Tarihini Değiştirecek KeşifGergerlioğlu, “Gebze Eskihisar’daki tarihi okul restore edilerek halkın hizmetine sunulmalı!”FETÖ’nün “Kimse Yok Mu” Taktiğinden AHBAB Sürecine: Toplumsal Güven Kültürüne Vurulan Ağır DarbeKocaeli Sağlık Camiasında Gergin Bekleyiş: Kritik Toplantıdan Sonuç Çıkmadı!Gergerlioğlu, “Türk doktorlar gitti, yerine getirilen yabancı doktorlara da ayrımcılık yapılıyor!”Gergerlioğlu, “Emekliye, esnafa sefalet; patronlara milyon dolarlık muafiyet!”FUTBOLUN EN BÜYÜK MAÇI SAHADA DEĞİL, FIFA’DA OYNANIYOR. FIFA’NIN GERÇEK SAHİBİ KİM? FIFA’DA DEMOKRASİ VAR MI? INFANTINO’NUN KARŞISINA NEDEN CİDDİ BİR ADAY ÇIKMIYOR?TESK’İN YENİ HİZMET PROJESİ TANITILDI DEV PROJE HEYECANLANDIRDITürk Medyası Başarılı Bir Sınav VerdiHOLLANDA SOLUNUN İKİ BÜYÜK ÇINARI İŞÇİ PARTİSİ VE YEŞİL SOL TARİHE KARIŞIYORGergerlioğlu, “Kartepe’ye devlet hastanesi ne zaman yapılacak?”YABANCILARA SİYASETİN KAPISI 1986’DA AÇILDIGergerlioğlu, 15 Temmuz’un ve Roboski Katliamının kara kutusu Hulusi Akar’dır; hakkında skandal iddialar var!Gergerlioğlu, NATO’yu AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı önünde protesto etti!Gergerlioğlu, “Esnaf Perişan!”Büyükşehir’den 26 numaralı hatta yeni düzenleme: Kalkış noktası Stadyum olduSakarya’da Kültür Yolu Festivali başlıyor: “Bu heyecanı hep birlikte yaşayalım”TÜRKOĞLU: KAYAPA KATI ATIK TESİSİ BURSA’YA “SON NEFESİNİ” VERDİRİR! DERHAL VAZGEÇİN!TÜRKİYE İLE HOLLANDA AYNI GÜN İKİ EKONOMİK ZİRVEDE BULUŞTUYusuf Alemdar sözünü mecliste vermişti; Alifuatpaşa Merkez Camii’nin çevresi yepyeni bir görünüme kavuştuEmeklilerin Altınları Çalınıyor!Gergerlioğlu, TBMM Genel Kurulunda 15 Temmuz gerçeklerini açıkladı!CHP’li Altaca Kayışoğlu “Yurt dışındaki vatandaşlar ehliyet mağduriyeti yaşıyor”Sadece Kızıl Geyiği Değil, Bursa’nın Yaşam Hakkını SavunuyoruzDünyanın En Büyük Bisiklet Yarışı “Tour de France”ın Her Etabını, Yeni Özelliklerle Ekrana GetirecekYargıtay önüne elinde tuzla giden Gergerlioğlu; “Ülkede adalet tuz koktu!”ÜÇ DÜNYA ŞAMPİYONUNU DOĞRU TAHMİN EDEN EKONOMİSTE SORULARIM VAR: 1978’DE ARJANTİN NASIL ŞAMPİYON OLDU?Recep Tayyip Erdoğan Kampüsü Sakarya’nın geleceğine atılan en özel imza olacakGÖLGE ADAM, İLHAN KARAÇAY’IN DÖRT GÜNLÜK SERİ YAZISINI DEĞERLENDİRDİAMSTERDAM İSLAMLAŞIYOR MU? BELEDİYENİN ARAŞTIRMASI TARTIŞMAYI TERSİNE ÇEVİRDİProf. Dr. Tahir Serkan Irmak: “Lozan ve Mütekabiliyet İlkelerinden Taviz Verilemez”Gergerlioğlu, “Gebze’de çöken binada ve Dilovası’ndaki yangın faciasında adalet sağlanmadı!”HOLLANDA’DA TÜRK NÜFUSU GERÇEĞİ: SAYILAR NEYİ SÖYLÜYOR, NEYİ GİZLİYOR?Takla attırılmış bir plan: Holguín PlanıYARINDAN İTİBAREN HOLLANDA’NIN DEĞİŞEN NÜFUS HARİTASINI VE BU HARİTANIN GELECEĞE NE SÖYLEDİĞİNİ ANLATACAĞIMKültür Yolu Festivali için geri sayım başladıBüyükşehir Voleybol altyapısında yeni dönem kayıtları başladıSakarya Roket Şenliği’nde Genç Mucitler Gökyüzüyle BuluştuGergerlioğlu’ndan Mayıs ayında yoğun insan hakları mesaisi: 54 soru önergesi, 26 komisyon başvurusuDEM Partili Gergerlioğlu, A Millî Takım’ın Dünya Kupası’ndaki başarısızlığını TBMM gündemine taşıdıGergerlioğlu’na hakaret eden Gökhan Akkaya’ya hapis cezası!Başkan Tever’den Yürütme Kurulu’ndaki Görev Değişikliklerine İlişkin Açıklama Tever : Görev değişimi, AK Parti’mizin kurumsal yapısının ve hizmet anlayışının doğal bir parçasıdır. Bizler için önemli olan davamıza ve milletimize hizmet etmektir.REZİLLER! İKİ MAÇLA FUTBOLCU DA BİTMEZ, TEKNİK DİREKTÖR DE… AMA BAZI YORUMCULAR HER YENİLGİDE SINIFTA KALIYORTALİHSİZLİĞİ YENİLGİYLE KARIŞTIRMAYALIM: İKİ MAÇLA NE MONTELLA BİTER, NE DE BU NESİL TÜKENİRGURBETTEN DÜNYA MARKASINA: CORENDON ŞİMDİ DE AMERİKA VE ALMANYA’DA BÜYÜYORAVRUPA BİRLİĞİ GÖÇ PAKTI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ: BRÜKSEL “KAOS BİTİYOR” DİYOR AMA AVRUPA’NIN ASIL SINAVI ŞİMDİ BAŞLIYORLALE GÜL BU KEZ SOKAK İSİMLERİNE TAKTI AMA GULLIT VE RIJKAARD ÖRNEĞİYLE KENDİ ÇELİŞKİSİNE YAKALANDITMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Korkut; Çocuk işçiliği küresel ve ahlaki bir sorundur, çocukluk bir haktır!CHP’li ALTACA KAYIŞOĞLU; MONARŞİYE GEÇİT YOK:“EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”Araç Teknik Muayeneleri Kamusal Bir Görevdir, Mevzuat Bu Çerçevede ve Uluslararası Standartlara Uygun Olarak YenilenmelidirGergerlioğlu, “İktidar inkar ettikçe çıplak arama rezaleti yüzlerine çarpıyor!”HOLLANDA’NIN YENİ SINAVI: SOSYAL DEVLET Mİ, DENETİM DEVLETİ Mİ? DİL ÖĞRENEMEYENİN SOSYAL ÖDENEĞİ KESİLECEKBinlerce sanatseverin merakla beklediği AFA’ya ilk kazma vuruldu: “Söz vermiştik, başladık”Dev ekran kuruldu: Sakarya Ay Yıldız için bu meydanda tek yürek olacakMaison Wien’den görkemli açılış!BİR KÜLTÜR MESELESİ OLAN VEDALAŞMAK, İNSAN YAŞAMINDA HER YIL İKİ GÜN KAYBETTİRİYORRATED’ten Başkan Ercan Canay’a ziyaretKARTEPE GASTRONOMİ FESTİVALİRoland Garros’ta Tek Kadınlar Yarı Finalleri Başlıyor!SESOB’da görev dağılımıİKÇÜ Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Fuarı Kamu, Üniversite ve Teknoloji Dünyasını Bir Araya GetirdiSOMA FACİASININ 12. YILINDA: 301 MADENCİMİZİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!Gergerlioğlu, “Yeşil sermaye ve helal kazanç dediler; 300 bin kişiden 4 milyar avro toplayarak mağdur ettiler!”LÖSEV 2026 Kurban Bayramı Kampanyasına Başladı HER KURBAN LÖSEMİLİ ÇOCUKLARA CAN!Gergerlioğlu, “Grevdeki Bekaert işçisi kararlı, haklarını alacak!”DAKTİLO GAZETECİ YAPMADI, YAPAY ZEK DA YAPMAZ…Play-Off Finalini İstanbul’da kazandılar 88-85: Şampiyon Büyükşehir Basketbol!PALANDÖKEN, “YÜKSEK NAKİT DOLAŞIMI SAHTE PARA RİSKİNİ ARTIRIYOR”
Trending News:Gergerlioğlu, “Patlayan Ak Parti foseptik çukurudur!”GERGERLİOĞLU, SPK YETKİLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU: “İKTİDAR HER ŞEYİ ÖRTBAS EDİYOR”“BATILI ASKERLERİN BİLGİLERİ RUSLARA MI AKTARILDI?” BAŞLIKLI HABERİMİZE BULGARİSTAN’DAN RESMÎ YANIT VE DAVET GELDİTÜRK ADI TAŞIYOR DİYE, HER BAŞARIYI BİZİM Mİ SAYACAĞIZ?TESK’TE YENİ DÖNEMİN YOL HARİTASI BELİRLENDİGergerlioğlu, “Bağımsız habercilik yapan T24 haksız yere kapatılıyor ama milyarları götüren Fatma Betül Sayan Kaya’ya kimse dokunmuyor!”Valilik Safiport’ta sorun yok dedi; Gergerlioğlu Bakan Kurum’a 19 soru yönelterek konuyu meclis gündemine taşıdı!Görünen Temizlik Gerçek Hijyen Anlamına GelmiyorİZMİT’TEN NEW YORK’UN DEV EKRANLARINA UZANAN DİJİTAL SANAT YOLCULUĞUCORENDON’DAN YENİ VE İDDİALI BİR ADIM: YEŞİM CANDAN, AMSTERDAM’DAKİ İLK ‘TRAVEL BOUTIQUE’İN BAŞINA GEÇTİANADOLU ROCK MÜZİĞİNİ 50 YILDIR HOLLANDA’DA İCRA EDEN HÜSNÜ UYSAL, FEYENOORD’UN 200’ÜNCÜ YIL SAHNESİNDEYDİÇİFTÇİLER BİRLİK KAĞITÇILIK A.Ş.’YE KAYYIM ATANDI!DİRİSİ “CANAVAR” İDİ, ÖLÜSÜ İSE ORTALIĞI KARIŞTIRDI. LAHEY’DE MLADİĆ SEMPATİZANLARI İLE İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI ÇARPIŞTIBİR FUTBOLCUDAN DAHA FAZLASI: ORKUN KÖKÇÜ, SAHADAKİ LİDERLİĞİNİ İNSANLIĞIYLA TAÇLANDIRDILÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Üstün EZER; Yıllardır Bağışları İle LÖSEV’i Destekleyen Hayırsever Türk Halkımıza ve İyileşen Kahraman Lösemili ÇocuklarımızaBaşkan Alemdar tarihi gelişmeyi paylaştı: “İmzalar atıldı, Adapazarı-Serdivan Tramvay Hattı projesi başlıyor”Merkez Bankası 2026’nın 3. Enflasyon Raporu’nu Açıkladı: Küresel Risk hislerine Karşı Sıkı Duruş ve Dezenflasyon Kararlılığı SürüyorMerkez Bankasından Türk Lirası Likidite Yönetimine İlişkin Basın DuyurusuFaruk Çelik’e TÜED Uludağ’dan TeşekkürArhavi’de Festival Finaline Öykü Gürman ve Semicenk Damga VurduHOLLANDA’DA DÜNYADA EŞİNE AZ RASTLANAN BİR SİYASİ OLUŞUM VARTÜRKOĞLU’NDAN 2026 EĞİTİM GENELGESİNE SERT TEPKİ: OKULLAR, İKTİDAR SİYASETİNİN KÜRSÜSÜ DEĞİLDİR!TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRATİKLEŞME GELİŞMESİNİ DÜNYA NASIL OKUYOR?Gergerlioğlu, “Gebze’deki Kocagöl Deresi sanayi tesisleri yüzünden kirlilik alarmı veriyor!”Yusuf Alemdar acının yıldönümünde Tığcılar için tarihi açıkladı: “Tığcılar’da ilk adımı atmış olacağızA101’in CARREFOURSA’yı devralması işlemine koşullu olarak izin verildi LAHEY MAHKEMESİNİN ÖNCEKİ GÜNKÜ DURUŞMASINDA CEMİL ÖNAL CİNAYETİNDE BAZI BİLİNMEZLER ORTAYA SERİLDİGergerlioğlu, “Derince Eğitim Araştırma Hastanesi’nin durumu içler acısı!”DERYA UĞUR: GENÇLİĞİMİZ GELECEĞİMİZLÖSEV’DEN KOCAELİ’DE BÜYÜK AİLE PİKNİĞİTFF’NİN ZAM KARARINA TÜRKİYE AYAKLANDI, KOCAELİ SESSİZ! AMATÖR FUTBOLA KİM SAHİP ÇIKACAK?Gergerlioğlu, Darıca’da okul önündeki skandalı gösterdi; “Her yer alkol şişesi!”Togu Balık Kazılarından Türk Tarım Tarihini Değiştirecek KeşifGergerlioğlu, “Gebze Eskihisar’daki tarihi okul restore edilerek halkın hizmetine sunulmalı!”FETÖ’nün “Kimse Yok Mu” Taktiğinden AHBAB Sürecine: Toplumsal Güven Kültürüne Vurulan Ağır DarbeKocaeli Sağlık Camiasında Gergin Bekleyiş: Kritik Toplantıdan Sonuç Çıkmadı!Gergerlioğlu, “Türk doktorlar gitti, yerine getirilen yabancı doktorlara da ayrımcılık yapılıyor!”Gergerlioğlu, “Emekliye, esnafa sefalet; patronlara milyon dolarlık muafiyet!”FUTBOLUN EN BÜYÜK MAÇI SAHADA DEĞİL, FIFA’DA OYNANIYOR. FIFA’NIN GERÇEK SAHİBİ KİM? FIFA’DA DEMOKRASİ VAR MI? INFANTINO’NUN KARŞISINA NEDEN CİDDİ BİR ADAY ÇIKMIYOR?TESK’İN YENİ HİZMET PROJESİ TANITILDI DEV PROJE HEYECANLANDIRDITürk Medyası Başarılı Bir Sınav VerdiHOLLANDA SOLUNUN İKİ BÜYÜK ÇINARI İŞÇİ PARTİSİ VE YEŞİL SOL TARİHE KARIŞIYORGergerlioğlu, “Kartepe’ye devlet hastanesi ne zaman yapılacak?”YABANCILARA SİYASETİN KAPISI 1986’DA AÇILDIGergerlioğlu, 15 Temmuz’un ve Roboski Katliamının kara kutusu Hulusi Akar’dır; hakkında skandal iddialar var!Gergerlioğlu, NATO’yu AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı önünde protesto etti!Gergerlioğlu, “Esnaf Perişan!”Büyükşehir’den 26 numaralı hatta yeni düzenleme: Kalkış noktası Stadyum olduSakarya’da Kültür Yolu Festivali başlıyor: “Bu heyecanı hep birlikte yaşayalım”TÜRKOĞLU: KAYAPA KATI ATIK TESİSİ BURSA’YA “SON NEFESİNİ” VERDİRİR! DERHAL VAZGEÇİN!TÜRKİYE İLE HOLLANDA AYNI GÜN İKİ EKONOMİK ZİRVEDE BULUŞTUYusuf Alemdar sözünü mecliste vermişti; Alifuatpaşa Merkez Camii’nin çevresi yepyeni bir görünüme kavuştuEmeklilerin Altınları Çalınıyor!Gergerlioğlu, TBMM Genel Kurulunda 15 Temmuz gerçeklerini açıkladı!CHP’li Altaca Kayışoğlu “Yurt dışındaki vatandaşlar ehliyet mağduriyeti yaşıyor”Sadece Kızıl Geyiği Değil, Bursa’nın Yaşam Hakkını SavunuyoruzDünyanın En Büyük Bisiklet Yarışı “Tour de France”ın Her Etabını, Yeni Özelliklerle Ekrana GetirecekYargıtay önüne elinde tuzla giden Gergerlioğlu; “Ülkede adalet tuz koktu!”ÜÇ DÜNYA ŞAMPİYONUNU DOĞRU TAHMİN EDEN EKONOMİSTE SORULARIM VAR: 1978’DE ARJANTİN NASIL ŞAMPİYON OLDU?Recep Tayyip Erdoğan Kampüsü Sakarya’nın geleceğine atılan en özel imza olacakGÖLGE ADAM, İLHAN KARAÇAY’IN DÖRT GÜNLÜK SERİ YAZISINI DEĞERLENDİRDİAMSTERDAM İSLAMLAŞIYOR MU? BELEDİYENİN ARAŞTIRMASI TARTIŞMAYI TERSİNE ÇEVİRDİProf. Dr. Tahir Serkan Irmak: “Lozan ve Mütekabiliyet İlkelerinden Taviz Verilemez”Gergerlioğlu, “Gebze’de çöken binada ve Dilovası’ndaki yangın faciasında adalet sağlanmadı!”HOLLANDA’DA TÜRK NÜFUSU GERÇEĞİ: SAYILAR NEYİ SÖYLÜYOR, NEYİ GİZLİYOR?Takla attırılmış bir plan: Holguín PlanıYARINDAN İTİBAREN HOLLANDA’NIN DEĞİŞEN NÜFUS HARİTASINI VE BU HARİTANIN GELECEĞE NE SÖYLEDİĞİNİ ANLATACAĞIMKültür Yolu Festivali için geri sayım başladıBüyükşehir Voleybol altyapısında yeni dönem kayıtları başladıSakarya Roket Şenliği’nde Genç Mucitler Gökyüzüyle BuluştuGergerlioğlu’ndan Mayıs ayında yoğun insan hakları mesaisi: 54 soru önergesi, 26 komisyon başvurusuDEM Partili Gergerlioğlu, A Millî Takım’ın Dünya Kupası’ndaki başarısızlığını TBMM gündemine taşıdıGergerlioğlu’na hakaret eden Gökhan Akkaya’ya hapis cezası!Başkan Tever’den Yürütme Kurulu’ndaki Görev Değişikliklerine İlişkin Açıklama Tever : Görev değişimi, AK Parti’mizin kurumsal yapısının ve hizmet anlayışının doğal bir parçasıdır. Bizler için önemli olan davamıza ve milletimize hizmet etmektir.REZİLLER! İKİ MAÇLA FUTBOLCU DA BİTMEZ, TEKNİK DİREKTÖR DE… AMA BAZI YORUMCULAR HER YENİLGİDE SINIFTA KALIYORTALİHSİZLİĞİ YENİLGİYLE KARIŞTIRMAYALIM: İKİ MAÇLA NE MONTELLA BİTER, NE DE BU NESİL TÜKENİRGURBETTEN DÜNYA MARKASINA: CORENDON ŞİMDİ DE AMERİKA VE ALMANYA’DA BÜYÜYORAVRUPA BİRLİĞİ GÖÇ PAKTI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ: BRÜKSEL “KAOS BİTİYOR” DİYOR AMA AVRUPA’NIN ASIL SINAVI ŞİMDİ BAŞLIYORLALE GÜL BU KEZ SOKAK İSİMLERİNE TAKTI AMA GULLIT VE RIJKAARD ÖRNEĞİYLE KENDİ ÇELİŞKİSİNE YAKALANDITMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Korkut; Çocuk işçiliği küresel ve ahlaki bir sorundur, çocukluk bir haktır!CHP’li ALTACA KAYIŞOĞLU; MONARŞİYE GEÇİT YOK:“EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”Araç Teknik Muayeneleri Kamusal Bir Görevdir, Mevzuat Bu Çerçevede ve Uluslararası Standartlara Uygun Olarak YenilenmelidirGergerlioğlu, “İktidar inkar ettikçe çıplak arama rezaleti yüzlerine çarpıyor!”HOLLANDA’NIN YENİ SINAVI: SOSYAL DEVLET Mİ, DENETİM DEVLETİ Mİ? DİL ÖĞRENEMEYENİN SOSYAL ÖDENEĞİ KESİLECEKBinlerce sanatseverin merakla beklediği AFA’ya ilk kazma vuruldu: “Söz vermiştik, başladık”Dev ekran kuruldu: Sakarya Ay Yıldız için bu meydanda tek yürek olacakMaison Wien’den görkemli açılış!BİR KÜLTÜR MESELESİ OLAN VEDALAŞMAK, İNSAN YAŞAMINDA HER YIL İKİ GÜN KAYBETTİRİYORRATED’ten Başkan Ercan Canay’a ziyaretKARTEPE GASTRONOMİ FESTİVALİRoland Garros’ta Tek Kadınlar Yarı Finalleri Başlıyor!SESOB’da görev dağılımıİKÇÜ Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Fuarı Kamu, Üniversite ve Teknoloji Dünyasını Bir Araya GetirdiSOMA FACİASININ 12. YILINDA: 301 MADENCİMİZİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!Gergerlioğlu, “Yeşil sermaye ve helal kazanç dediler; 300 bin kişiden 4 milyar avro toplayarak mağdur ettiler!”LÖSEV 2026 Kurban Bayramı Kampanyasına Başladı HER KURBAN LÖSEMİLİ ÇOCUKLARA CAN!Gergerlioğlu, “Grevdeki Bekaert işçisi kararlı, haklarını alacak!”DAKTİLO GAZETECİ YAPMADI, YAPAY ZEK DA YAPMAZ…Play-Off Finalini İstanbul’da kazandılar 88-85: Şampiyon Büyükşehir Basketbol!PALANDÖKEN, “YÜKSEK NAKİT DOLAŞIMI SAHTE PARA RİSKİNİ ARTIRIYOR”
AVRUPA’DA YÜKSELEN SİYASETÇİLERİ ALKIŞLAMADAN
ÖNCE, NE SÖYLEDİKLERİNE VE NE YAPTIKLARINA BAKALIM.
Berlin’de Elif Eralp’in siyasi yükselişi üzerine başlayan düşüncelerim, Hollanda’da Dilan Yeşilgöz’e kadar uzandı. Birbirinden farklı bu iki ismi aynı kefeye koymadan, kendi sahiplenme alışkanlığımızı sorgulamak istiyorum.
Avrupa’da Türk adı taşıyan biri önemli bir göreve gelince, hemen “Bizden biri başardı” diyoruz. Peki, O kişi de kendisini bizden biri olarak görüyor mu? Bizim sahiplenmek için gösterdiğimiz hevesin karşı tarafta bir karşılığı var mı?
Yeşilgöz’ün Türkiye ve kimliği hakkındaki açıklamalarını duyunca soruyorum: Kendisini açıkça Hollandalı olarak tanımlayan bir siyasetçiyi, biz neden ısrarla Türklerin başarı hanesine yazmaya çalışıyoruz?
Sosyal medyada dolaşan bir görsel, Yeşilgöz’ün geçmişteki görüşleriyle bugünkü siyasetini karşı karşıya getiriyor. Görselin ortaya attığı soru önemli: Makamlar değişirken insanın savunduğu değerler de ne kadar değişiyor?
Şahsımın ölçüsü, bir siyasetçinin adı veya soyadı değildir. Sözüne, yaptığı işe ve insanlara davranışına bakarım. Türkiye’ye bağlılığımı da herhangi bir hükümete bağlılıkla karıştırmam.
Yeşilgöz’ün aile birleşimi konusunda kullandığı yanlış sayılar ve partisindeki güven kaybı; Eralp’in geçmiş Rote Hilfe üyeliği, PKK bağlantısı iddia edilen kişilerle görüşme tartışması ve partisinin Neukölln örgütündeki olaylar…
Bu dosyada, tanıdık isimlerin arkasındaki siyasete de bakıyoruz.
Yurt dışında başarı kazananlar yalnızca siyasetçiler değil; sanatçılar, sporcular, modacılar, medyacılar ve iş insanları da var. Olcay Gülşen örneğinde olduğu gibi, bir kişinin emeğini takdir etmek, bütün görüşlerini benimsemek anlamına gelmez. Şahsımın ölçüsü açık: Başarıyı alkışlarım, Türkiye’yi ve Türkleri küçümseyen sözlere ise kimden gelirse gelsin karşı çıkarım.
İlhan KARAÇAY yazdı:
Değerli Okurlarım,
Yurt dışında yükselen bir kişiyi, sırf Türk adı taşıyor diye alkışlamadan ve başarısını bizim başarımız saymadan önce, ne söylediğine ve ne yaptığına bakalım.
Berlin’de Elif Eralp’in siyasi yükselişi üzerine başlayan düşüncelerim, Hollanda’da Dilan Yeşilgöz’e kadar uzandı. Birbirinden farklı bu iki ismi aynı kefeye koymadan, kendi sahiplenme alışkanlığımızı sorgulamak istiyorum.
Avrupa’da bir seçim yapılıyor. Adaylardan birinin adı bize tanıdık geliyor. Hele ailesi Türkiye’den gelmişse, haber hazır: “Bir Türk daha başardı.”
Ardından gurur cümleleri sıralanıyor. Nerede doğmuş, annesi nereliymiş, babası hangi şehirden gelmiş… Bunları öğreniyoruz da, bazen en önemli soruyu sormayı unutuyoruz: Bu insan ne düşünüyor, neyi savunuyor, kimleri temsil ediyor?
Ben artık önce bunları bilmek istiyorum.
Bir kişinin yükselmesine sevinmek için benimle aynı görüşte olması gerekmez. Çalışmış, mücadele etmiş, seçmenin güvenini kazanmış olabilir. Emeğine saygı duyarım. Ama O’nun başarısını kendi adıma bir gurur meselesi yapacaksam, yalnızca adını ve ailesinin memleketini bilmekle yetinemem.
BİZ SAHİPLENİYORUZ DA, O NE DİYOR?
Dilan Yeşilgöz. Kendisini nasıl tanımladığı kadar, savunduğu politikalar da bu yazının konusu.
Dilan Yeşilgöz’ün College Tour programındaki sözlerini hatırlayınız. Sunucu Türkiye’den “ülkeniz” diye söz edince itiraz ediyor. “Doğduğunuz ülke” denmesini kabul ediyor. Kendisini Hollandalı olarak tanımlıyor. Aynı söyleşide hiç Türk pasaportu olmadığını söylüyor; iki vatandaşlığı bulunduğunu da belirtiyor ve Türk vatandaşlığından ayrılmak için başlattığı işlemleri anlatıyor.
O hâlde benim sorum çok basit: Kendisini böyle anlatan bir siyasetçiyi, biz neden başka türlü tanıtmaya uğraşıyoruz?
Kimseye zorla bir kimlik veremeyiz. İnsan kendisini nasıl tanımlıyorsa, bunu duymak zorundayız. Fakat bizim de O’nu temsilcimiz kabul etme mecburiyetimiz yok.
Ben Hollanda’da yaşayan, bu ülkenin hayatına katılan, aynı zamanda Türkiye’ye bağlı bir gazeteciyim. Bu iki ülkeyle bağ kurmanın ne demek olduğunu bilirim. İnsan Hollanda’yı benimserken Türkiye’ye olan sevgisini kaybetmek zorunda değildir. Birine yakın olmak için ötekinden uzaklaşmak gerekmez.
Elbette herkes benim gibi düşünmek zorunda değil. Ama ben de herkesin yükselişini kendi başarım gibi kutlamak zorunda değilim.
DÜN SÖYLENENLER, BUGÜN YAPILANLAR
Yeşilgöz hakkında sosyal medyada paylaşılan bu görsel, geçmişteki sol görüşleriyle bugünkü VVD çizgisini karşılaştırıyor. Görseldeki sözler ve değerlendirmeler, paylaşımı hazırlayanların aktarımıdır.
Bu görseli hazırlayanlar, Yeşilgöz’ün geçmişiyle bugünü arasına bir ayna koymuş. Bir tarafta sığınmacılara yardım, dar gelirlilerin yanında durma ve Filistinlilerin hakları; diğer tarafta daha sert sığınma politikaları ve sağa yöneliş anlatılıyor.
Görseldeki her cümleyi, sırf hoşumuza gidiyor diye doğru kabul edemeyiz. Ama ortaya konulan soruyu da görmezden gelemeyiz: Bir siyasetçi geçmişte savunduğu görüşlerden uzaklaştığında, bunun sebebini seçmenine açıklamak zorunda değil midir?
İnsan elbette değişir. Ben de yıllar içinde pek çok olaya başka gözle bakmışımdır. Yeni bir bilgi öğrenirsiniz, bir yanlışınızı görürsünüz, fikrinizi değiştirirsiniz. Bunda ayıp yok.
Fakat seçmenin de sorma hakkı vardır: Ne değişti? Hayat şartları mı, öğrendikleriniz mi, yoksa siyasi hesabınız mı?
Hele konu göçmense, sığınmacıysa, ailesinden ayrı düşmüş bir çocuksa, bu sorular daha da önem kazanır. Geçmişte kendisine açılan kapıyı anlatan bir siyasetçinin, bugün aynı kapının önünde bekleyen insanlar için ne düşündüğünü bilmek isterim.
Herkesin ülkeye alınmasını istemek zorunda değilsiniz. Bir ülkenin kuralları da olacaktır. Ancak o kuralları konuşurken kapının önündeki insanın hikâyesini unutmamak gerekir.
BİNLERCE KİŞİ DEDİ, SAYININ YANLIŞ OLDUĞUNU SONRADAN KABUL ETTİ
Yeşilgöz’ü eleştirmek için yalnızca sosyal medyadaki görsellere bakmamıza gerek yok. Aile birleşimi konusunda yaptığı açıklama da, üzerinde durulması gereken bir örnek.
Önce meseleyi açıkça anlatalım. Hollanda’ya sığınan bir kişi, gerekli şartları yerine getirerek ailesini yanına alabiliyor. Tartışılan konu ise bundan sonraki aşama: Aile birleşimiyle Hollanda’ya gelen kişinin de, daha sonra kendi aile üyelerini getirmesi. Hollanda’da buna “nareis op nareis”, yani peş peşe aile birleşimi deniliyor.
Yeşilgöz, bu yolla Hollanda’ya binlerce kişinin geldiği yönünde açıklamalar yaptı. Ancak NOS’un aktardığı Göç Dairesi IND verileri, tartışılan bu uygulamada yılda yaklaşık 70 ile 100 vaka bulunduğunu gösteriyordu. Bu sayı, Hollanda’ya gelen bütün sığınmacıları veya aile birleşimiyle gelen herkesin toplamını değil, yalnızca bu peş peşe aile birleşimi vakalarını kapsıyordu.
Dolayısıyla eleştiri şuydu: Yeşilgöz, sınırlı sayıdaki bu vakaları anlatırken “binlerce kişi” diyerek, kamuoyunda olayın çok daha büyük olduğu izlenimini yaratmıştı.
Sonunda Meclis’te kullandığı sayının yanlış olduğunu kabul etti. Bunu bilerek yapmadığını ve daha doğru ifade etmesi gerektiğini söyledi. Ama benim sorum şu: Göç konusunda söylenen her söz insanları doğrudan etkilerken, bir bakanın kamuoyuna açıklama yapmadan önce elindeki sayıları kontrol etmesi gerekmez miydi?
Göç gibi hassas bir konuda yanlış sayı kullanılması, küçük bir dil sürçmesi diye geçiştirilemez. Böyle bir açıklama, seçmenin zihninde gerçekte olduğundan çok daha büyük bir göç hareketi görüntüsü yaratabilir. Düzeltme yapıldığında da o ilk görüntü herkesin aklından silinmez.
Benim itirazım burada. Göçmenlerin hayatını doğrudan ilgilendiren bir konuda sert konuşmak kolaydır. Zor olan, söylediğinizin hesabını vermektir. Hele kendisi de bir göç hikâyesi anlatan siyasetçiden, bu konuda daha fazla dikkat beklemek hakkımızdır.
SERT KONUŞMAK, İYİ YÖNETMEK MİDİR?
Yeşilgöz’ün Rusya için “düşmanımız” demesi de ayrı bir tartışma yarattı. Kendisi, bu sözün Hollanda’nın Rusya’yla savaşta olduğu anlamına gelmediğini açıkladı. Ancak eski Koramiral Ben Bekkering, kullanılan kelimenin risklerine dikkat çekti.
Benim burada merak ettiğim, sert sözün halka ne kazandırdığıdır.
Bir bakan konuşurken elbette tehlikeyi anlatacak. Gerektiğinde uyaracak. Ama kullandığı kelimenin ağırlığını da bilecek. Çünkü O’nun sözü, kahvede yapılan bir sohbet gibi havada kalmaz.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına karşı çıkmak için, her sert açıklamayı alkışlamak mı gerekiyor? Ben hem saldırıya karşı çıkabilir hem de bir bakanın kullandığı dili eleştirebilirim.
Siyasetçinin başarısını sesinin yüksekliğiyle ölçersek, sakin düşünüp doğru karar vermeyi ikinci plana atmış oluruz. Oysa halkın ihtiyacı, yalnızca güçlü görünen bir siyasetçi değildir. Söylediğinin sonucunu düşünen, güven veren bir siyasetçidir.
Bu konuda Yeşilgöz’e yönelen eleştiriler kadar, Başbakan Rob Jetten’in de Rusya için aynı tanımı kullandığını belirtelim. Benim sorum, hükümette O’nu destekleyen bulunup bulunmadığı değil; böyle bir kelimenin güvenliğe ne kattığı ve hangi sonuçları doğurabileceğidir.
KENDİ SEÇMENİ DE SORU SORUYOR
Üstelik Yeşilgöz’ün sorunu, yalnızca kendisine öteden beri karşı olanların eleştirisi değil.
Ipsos I&O’nun son araştırmasında VVD, 15 sandalye düzeyine geriliyor. Bir önceki araştırmaya göre beş sandalyelik düşüş var. Yeşilgöz’ün değerlendirme notu da on üzerinden 3,7’ye iniyor. Bunlar seçim sonucu değil, seçmenin o günkü eğilimini gösteren anket sonuçları.
EenVandaag’ın araştırmasına katılan VVD seçmenleri arasında, Yeşilgöz’ün gelecek seçimlerde yeniden liste başı olmasına verilen destek dörtte bir düzeyini aşmıyor. Parti yönetiminden destek açıklamaları geliyor ama tabandaki rahatsızlık ortada.
Demek ki benim sorduğum sorular, yalnızca Türkiye’ye bakışıyla ilgili değil. Kendi seçmeni de yön arıyor, güven arıyor, verilen sözlerin karşılığını arıyor. Dışarıya karşı sert bir görüntü vermek, içerideki bu hesabı ortadan kaldırmıyor.
Bir liderin başarısını, kaç kez sert konuştuğuyla ölçemeyiz. Partisini nereye götürdüğüne de bakarız. Seçmeni uzaklaşırken bunun sebebini hep başkalarında aramak, siyasi sorumluluğu karşılamaz. Yeşilgöz’ün önündeki mesele de budur: Sözünün arkasında nasıl bir sonuç var?
ELİF ERALP’E DE AYNI SORULAR
Elif Eralp. Berlin yönetimine talip olan siyasetçinin görüşleri kadar, kendi partisindeki tartışmalı olaylara karşı tutumu da önem taşıyor.
Berlin’de Elif Eralp hakkında yazmaya başlayınca da aynı mesele karşıma çıktı. Bir yanda tanıdık bir isimden dolayı duyulan yakınlık, diğer yanda O’nun ve partisinin siyasi çizgisi…
Ben bir siyasetçiyi okuruma anlatacaksam, yalnızca ailesinin geldiği yeri yazamam. Savunduğu görüşleri de anlatmalıyım. Türkiye hakkında ne söylüyor? Göçmenlerin hangi sorunlarıyla ilgileniyor? Tartışmalı bir olay karşısında ne yapıyor?
Eralp’i değerlendirmek için Yeşilgöz’ün sözlerini kullanamayız. İkisi ayrı insan, ayrı siyasi yol. Her birine kendi söyledikleri ve yaptıkları üzerinden bakmak gerekir.
Ama kendimize soracağımız soru aynıdır: Bu ismi neden sahipleniyoruz?
Bir siyasetçinin Kürt olması, eleştiri sebebi değildir. Türkiye’deki hükümeti eleştirmesi de tek başına Türkiye’ye düşman olduğunu göstermez. Benim de eleştirdiğim çok şey var. Buna karşılık, adı bize tanıdık diye bir siyasetçinin bütün görüşlerini benimsememiz de beklenemez.
Yakınlık duyabiliriz. Merak edebiliriz. Destek de verebiliriz. Yeter ki kimi, neden desteklediğimizi bilelim.
ERALP HANGİ SİYASETİ SAVUNUYOR?
Eralp’in kendi internet sitesinde anlattığı siyasi çizgiye bakalım. Irkçılığa karşı mücadele, kiracıların korunması, büyük konut şirketlerine ait evlerin kamu mülkiyetine geçirilmesi ve sığınmacıların kabulü öne çıkıyor. Kendisi sosyalist bir siyasetçi. Die Linke’ye katılmasını da parlamentoda mevcut ekonomik politikalara karşı bir seçenek oluşturma ve AfD’ye karşı durma isteğiyle açıklıyor.
Bu görüşlerin içinde takdir edilecek, tartışılacak veya karşı çıkılacak noktalar bulunabilir. Ama O’nu yalnızca Türkiye’den gelen bir ailenin kızı diye tanıtırsak, okura siyasi kimliğinin yarısını bile anlatmış olmayız. Eralp’in yükselmesi, belirli bir sol siyasetin de yönetim iddiası taşıması demektir.
Berlin’in hem şehir hem eyalet olduğunu da unutmayalım. Eralp’in talip olduğu görev, şehir yönetimiyle birlikte eyalet hükümetinin başkanlığını kapsıyor. Böyle bir makamı isteyen kişiye, yalnızca güzel vaatlerini soramayız. Kendi siyasi çevresindeki sorunlarla nasıl baş edeceğini de sorarız.
TERÖR DESTEĞİ SUÇLAMALARI NEREDEN ÇIKIYOR?
De Telegraaf’ın dosyası, Die Linke çevresindeki suç ailesi temaslarını ve terörü öven kişilerle yakınlık suçlamalarını aynı sayfada topluyor. Kupür, gazetenin suçlamalarını ve sunumunu göstermek amacıyla yer alıyor.
De Telegraaf’ın “Suçlularla el ele” manşetiyle yayınladığı dosyada, Die Linke çevresine suç aileleriyle ve terörü öven kişilerle yakınlık suçlamaları yöneltiliyor. Okur haklı olarak soracaktır: Bunlar yalnızca ağır kelimeler mi, yoksa arkasında anlatılacak olaylar var mı?
Var. Fakat her olayın muhatabı aynı değil. Bazıları doğrudan Eralp’in geçmişiyle, bazıları partisinin milletvekili Ferat Koçak’la, bazıları da Neukölln örgütünün etkinlikleriyle ilgili. Kim ne yaptıysa, soruyu O’na yöneltelim.
İlk örnek, Eralp’in geçmiş Rote Hilfe üyeliği. RBB’nin haberine göre bu üyelik, parti grubu sözcüsü tarafından doğrulandı. Eralp hukuk öğrenimi sırasında derneğe katılmış; pasif üye olmuş ve 2025’te bazı siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle ayrılmış.
Adı Türkçede “Kızıl Yardım” anlamına gelen Rote Hilfe, Alman iç istihbaratının aşırı sol olarak değerlendirdiği bir kuruluş. Hukuki ve maddi destek faaliyetleriyle biliniyor. Geçmişte silahlı saldırılarla tanınan Kızıl Ordu Fraksiyonu’nun, yani RAF’ın mensuplarına destek vermesi ve eski RAF üyesi Daniela Klette ile dayanışması da eleştirilerin konusu. Ancak Alman güvenlik makamları, kuruluşun bütün üyelerinin aynı görüşleri taşıdığını söylemiyor.
Benim Eralp’e sorum şu: Ayrılmanıza yol açan görüş ayrılıkları tam olarak neydi? Hangi tutumu kabul etmediniz? Seçmenin bunu bilmesi gerekir. “Bir zamanlar üyeydim, sonra ayrıldım” açıklaması başlangıçtır; bütün soruların cevabı değildir. Hukuki yardım hakkını savunmakla, şiddeti siyasi mücadele yolu sayan anlayışa mesafe koymak bir arada mümkündür.
İkinci örnek, PKK bağlantısı tartışması. BILD’in haberine göre, Eralp’in seçim çalışmaları sırasında görüştüğü Kürt kuruluşları heyetinde NAV Berlin adlı kuruluştan kişiler bulundu. Gazete, güvenlik makamlarının NAV Berlin’i PKK’yla bağlantılı değerlendirdiğini aktarıyor. Eralp ise NAV mensuplarının görüşmeye katıldığını bildiği iddiasını reddediyor.
Burada açıklığa kavuşması gereken şey, heyetin kimlerden oluştuğu ve görüşmenin nasıl düzenlendiğidir. Bir siyasetçi her Kürt kuruluşundan kuşkulanmak zorunda değildir. Fakat terör örgütü bağlantısıyla gündeme gelen bir kuruluşun adı ortaya atıldığında, “Bilmiyordum” açıklamasının ardından olayın ayrıntılarını da anlatmalıdır. Kim davet edildi, kim geldi, kim kendisini nasıl tanıttı?
Kürtlerin haklarını savunmakla PKK’yı desteklemek aynı şey değildir. Tam da bu nedenle, bu ikisini birbirine karıştıran ilişkilere veya söylemlere karşı en açık tavrı, Kürtlerin haklarını savunan siyasetçiler göstermelidir.
KOÇAK’IN FOTOĞRAFI, PARTİ ETKİNLİĞİNDEKİ SÖZLER
Üçüncü örnek, Ferat Koçak’ın seçim kutlamasında İbrahim İbrahim’le birlikte görüldüğü fotoğraf. RBB24, İbrahim’i Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin destekçisi olarak tanımlıyor. PFLP adıyla bilinen bu örgüt, Avrupa Birliği’nin terör listesinde bulunuyor. Koçak’ın bu kişiyle aynı karede bulunması, parti çevresindeki ilişkiler konusunda soruları büyütüyor.
Fotoğraf tek başına Koçak’ın terörü desteklediğini kanıtlamaz. Ancak bu görüntünün neden soru işaretleri yarattığını açıklama sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Seçilmiş bir milletvekilinden, kimlerle hangi şartlarda bir araya geldiğini açıkça anlatması beklenir.
Dördüncü örnek, Neukölln’deki bir seçim etkinliğinde rapçi Dahabflex’in sahne alması. Tagesspiegel’in aktardığına göre, şarkıda İsrail ordusuna ölüm çağrısı içeren sözler söylendi. Eralp ve Berlin parti yönetiminden Kerstin Wolter, sonrasında bu sözlere karşı çıktı ve aralarına mesafe koydu.
Eralp’in, rapçinin şarkısındaki ölüm çağrısına karşı çıkması önemlidir. Ancak şu soruyu da sormak gerekir: Böyle bir etkinlikte sahneye kimin çıkacağı ve ne söyleyeceği önceden hiç mi konuşulmadı? Bir parti, davet ettiği kişinin sözleri için sürekli sonradan açıklama yapmak zorunda kalıyorsa, hazırlıkta ve denetimde sorun var demektir.
Ben Filistin halkının haklarını savunurum. İsrail hükümetlerinin uygulamalarını da eleştiririm. Fakat Filistin dayanışmasını, ölüm çağrılarının gölgesine sokanlara da itiraz ederim. Filistinlilerin hakkını savunmak için şiddeti öven sözlere ihtiyacımız yoktur.
Bu örnekler, Die Linke çevresine yöneltilen terör desteği veya terörü öven kişilere yakınlık suçlamalarının nereden çıktığını gösteriyor. Bunlardan bütün parti üyeleri hakkında tek bir hüküm çıkaramayız. Ama Berlin’i yönetmek isteyen Eralp’in, bu soruları yalnızca rakiplerinin saldırısı diye kenara bırakmasını da kabul edemeyiz.
REMMO TEMASI DA AYRI BİR HESAP
Bir de suç ailesiyle temas tartışması var. Ferat Koçak’ın, Issa Remmo’nun oğlu Firas Remmo’yla yazışmaları ortaya çıktı. RBB’nin haberine göre Koçak, karşısındaki kişinin kim olduğunu yeterince araştırmadığını ve partisini bilgilendirmediğini hata olarak kabul etti. Kimliğini öğrendikten sonra bir Meclis konuşmasının videosunu yaymasını istemesini de yanlış bulduğunu söyledi.
Bu tartışma üzerine Federal Meclis İçişleri Komisyonu’ndaki yerini bıraktı. Milletvekilliğini ise sürdürüyor. Partisine yöneltilen organize suça yakınlık suçlamaları da Die Linke tarafından reddediliyor.
Benim sormak istediğim yine açık: Kim olduğunu öğrendiğiniz bir kişiden, siyasi konuşmanızın yayılması için neden yardım istediniz? Bunun açıklaması yalnızca nezaket olabilir mi? Siyasette kimin desteğini istediğiniz de, kiminle aranıza mesafe koyduğunuz kadar önemlidir.
Eralp açısından mesele, başkasının yaptığı her işten sorumlu tutulmak değildir. Ama kendi partisinin çevresinde tekrar eden olaylar karşısında ne yaptığı, liderlik sınavının bir parçasıdır. Bir şehri yönetmek isteyen kişi, kendi örgütünde sözünün ne kadar geçtiğini de göstermek zorundadır.
DOSTA DA SORU SORABİLMEK
Sosyal demokrat bir insan olarak, sağdaki bir siyasetçiye sorduğum soruyu soldakine de sorarım. Birinin göçmenler hakkında yanlış sayılar kullanmasına itiraz ederken, diğerinin partisindeki şiddet söylemlerini görmezden gelemem.
Irkçılığa karşı çıkmak, kiracıyı korumak, yoksulun yanında durmak değerlidir. Fakat bu değerli işler, bir siyasi çevredeki her ilişkiyi doğru hâle getirmez. Yararlı bir iş yapan insana teşekkür eder, açıklama gereken yerde de sorumu sorarım.
Benim aradığım siyasi yakınlık, gerektiğinde kendi çevresindeki yanlışa da karşı çıkabilmektir. Bunu yapamayan bir liderin, yarın daha büyük bir sorumluluk karşısında nasıl davranacağını merak ederim.
Buraya kadar siyasetçiler üzerinde durdum. Fakat yurt dışında yükselenler yalnızca siyasetçiler değil. Sanatçılar, sporcular, modacılar, medya dünyasında tanınan isimler ve iş insanları da var. Onların arasında da ailesi Türkiye’den geldiği hâlde kendisini başka bir kimlikle tanımlayanlar bulunabilir. Her birinin Türkiye’yle kurduğu bağ, bizim düşündüğümüz veya arzu ettiğimiz gibi olmayabilir.
Ancak bu insanları da aynı kefeye koymayalım. Kendi işiyle uğraşan, sanatını geliştiren, spor alanında başarı kazanan veya kurduğu işletmeyle insanlara iş sağlayan bir kişinin başarısını değerlendirirken, önce ortaya koyduğu işe bakarım. Herkesin elinde bayrakla dolaşmasını, her konuşmasında Türkiye’den söz etmesini beklemem. Türkiye hakkında konuşmamakla Türkiye’yi küçümsemek arasında büyük fark vardır.
Örneğin, modacı Olcay Gülşen’i ele alalım. O’nun başarılarını değerlendirirken moda dünyasında yaptıklarına, girişimlerine ve emeğine bakarım. Kendisinden bir siyasi partinin sözcüsü gibi konuşmasını beklemem. Benim O’na duyduğum ilgiyle O’nun kendi kimliğini anlatma biçimi de bire bir aynı olmak zorunda değildir.
Benzer şekilde, bir sanatçının eserini beğenebilir, bir sporcunun başarısını alkışlayabilir, bir iş insanının kurduğu işletmeyi takdir edebilirim. Bunları yaparken O kişiyi bütün düşüncelerimin temsilcisi ilan etmiş olmam. Emeğini takdir etmek başka, her görüşüne katılmak başkadır.
Benim itirazım, insanın başka bir ülkeyi benimsemesine veya kendisini farklı tanımlamasına değil. Türkiye’yi ve Türkleri küçümseyen sözlere, bunları söyleyen kim olursa olsun, itiraz ederim. Bir siyasetçinin de sanatçının da sporcunun da başarısını, söylediği her sözü haklı çıkaran bir belge saymam. Ama kimseye de yalnızca kökeninden dolayı peşin hükümle yaklaşmam.
BENİM ÖLÇÜM BELLİ
Yıllardır Avrupa’daki Türklerin başarılarını da sıkıntılarını da yazıyorum. Bir insanımızın önünün açılmasına sevinirim. Haksızlığa uğradığında yanında dururum. Adından, kökeninden dolayı dışlanmasına itiraz ederim.
Fakat bunları yaparken, O kişinin söylediği her sözü savunma borcu altına girmem.
Aynı şekilde, Türkiye’ye bağlılığımı göstermek için bir hükümetin her kararını doğru bulmam da gerekmez. Ülkemi sevmekle ülkeyi yönetenleri eleştirmek, benim hayatımda yan yana durabilir.
Benim beklediğim açık sözlülüktür. Bir siyasetçi ne düşünüyorsa söylesin. Biz de O’nu gerçekten tanıyarak değerlendirelim.
Adını görünce heyecanlanmadan önce sözünü dinleyelim. Makamına bakmadan önce yaptığını inceleyelim.
Çünkü tanıdık bir isim, tek başına ortak bir düşünce demek değildir. Alkışlayacaksak da eleştireceksek de nedenini bilelim.
Gergerlioğlu, “Patlayan Ak Parti foseptik çukurudur!”
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada borsa ve finans piyasalarında yaşanan mağduriyetlere ve yolsuzluklara dikkat çekerek iktidara sert eleştirilerde bulundu. On dokuz aydır…
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, fon krizindeki yolsuzluk ve denetim ihmali iddiaları nedeniyle Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında…